Üye Girişi / Üye Ol

Sinop’ta kurulacak olan nükleer santral ve uranyum 235 izotopu

Merhaba, Mersin’de kurulacak olan nükleer santral ile kamuoyunda elektrik üretiminin büyük ölçüde artacağı ve Türkiyeye büyük katkıları olacağı ifade edilmektedir.Ancak benim okuduğum bir kaynakta bu büyümenin %2-2,5 arasında olacağı söyleniyor.Ayrıca nükleer enerjiden elektrik enerjisi üretimi için gerekli olan “uranyum 235 izotopu” dünya rezervinin şu andaki mevcut ihtiyacı dahi tam olarak karşılayamadığı ve mevcut dünya rezervlerinin 20-30 yıl içinde tükeneceği ifade ediliyor.Nükleer enerjinin ufak bir sızıntıda büyük tahribatlara yol açacağınıda düşünürsek sizce bu santral Türkiye için gerçekten faydalı bir proje olabilir mi?
Teşekkürler,
Saygılarımla…

Cevaplar ( 4 )

  1. Evet faydalı olur. rezervlerin kısa sürede tükeneceği tüm enerjinin nükleerden karşılanırsa geçerlidir. o halde ormandan karşılarsak 10 yılda orman kalmaz. geçerli değildir. sızıntıların çözümü var. gazbetontipi hava boşluklu borcamlarla kaplamak. ısı mekanik dayanım nötron tutucu özelliğiyle mükemmel bir kaplamadır. erimiş bora aynı ısıda eylemsiz argon gazı basınçla püskürtülerek elde edilir. argon gazı kademeli olarak soğutulunca yüzde 90 a kadar hava boşluğu içeren mükemmel bir malzeme elde edilir.

    TIP: Use Markdown to format text! Yardım? Min 5 and max 30000 characters allowed! ERROR: Comment should be at least 5 and max 30000 characters long!
    İşleniyor...
  2. Nükleer santraller kesinlikle zararlı değildir. doğada bu santrallerden yayıılan radyo aktif maddenin binlerce katı doğal bozunma ile yayılıyor zaten. sıkıntı yayılım alanı ve süresidir. kaplamalar depolamalarla bu sorun kolayca çözülebilir.

    TIP: Use Markdown to format text! Yardım? Min 5 and max 30000 characters allowed! ERROR: Comment should be at least 5 and max 30000 characters long!
    İşleniyor...
  3. İnsanlar için zararlı olan diploma beyleridir. eskiden derebeyleri vardı. şimdi diploma beyleri var. hıncal uluç ilber ortaylı. bunlar köşeleri tutarak başka insanların bir yeregelmesine olanak bırakmıyorlar. Kendileri bir şey yapmıyor başkalarına bir şey yaptırmıyorlar. Konumlarını gelirlerini korumak için diğer insanların ayağını kaydırıyorlar. Bu nedenle nükleer santral kazası gibi sorunlara çözüm bulunamıyor

    TIP: Use Markdown to format text! Yardım? Min 5 and max 30000 characters allowed! ERROR: Comment should be at least 5 and max 30000 characters long!
    İşleniyor...
  4. Çoğu ülke artık U235 santrallere yatırım yapmıyor. Yapan ülkeler ABD, Rusya, Çin, İran, Fransa, Hindistan. Bu ülkelerin yatırım yapmasının ardında yatan ise termonükleer silahlar için ihtiyaç duydukları hammaddenin bu santrallerde atık olarak üretiliyor olması.

    Hali hazırda U235 ve P234 santraller yerine akarsız kokarsız Toryum, Bor gibi eriyik tuz reaktörlerinin teknolojisi mevcut. Hatta Çin ve Hindistan’da deneysel boyutta çalışan santraller var. Çin gelecek 20 yılda 10 Toryum santrali daha açmayı düşünüyor. Bu eriyik tuz rekatörleri öyle güvenli bir sistem ki başında biri durmasa bile kendi kendine işleyebiliyor. Arıza olursa da duruyor.

    U235 reaktörleri ise Çernobil’de gördüğümüz gibi teknik bir hata olduğunda basitçe söylemek gerekirse PATLAR.

    ABD ise silah ihtiyacı yüzünden bu teknolojiye geçmeyi reddediyor. Hatta bu teknoloji ABD’de 60ların sonlarında geliştirilip 80lere gelmeden silah ihtiyacı nedeniyle terkedildi. 10 yıl boyunca hatasız çalışan bir reaktörleri bile vardı. ABD bu konuda o kadar katıydı ki Toryum’un gelecekteki enerji ihtiyacını ve ABD’nin dışa bağımlılığını tamamen ortadan kaldıracağını söylediği ve bu konuda ısrar ettiği için ABD’nin Atom Enerjisi Dairesi başkanını görevden attılar.

    Tabii bir de Füzyon Rekatörleri meselesi var. Bu hidrojen bombası ve güneşin enerji kaynağı olan bir teknoloji. Avrupa Birliği ve ABD birlikte devasa bir deneysel tesis işletmekteler. İngiltere ve Çin de kendi deneysel santrallerini kurdular. ABD de özel bir firma Kickstarter’da kampanya açıp çok ucuza bir füzyon reaktörü geliştirdiklerini belirtiyorlar.

    Uzun lafın kısası dışarıdan hazır U235 reaktörü alıp yakıtını bile üretemeyip atıklarından silah yapamayıp teknolojisine bile sahip olmadan ülkenin dört bir yanına nükleer santral kurmak ile Osmanlı zamanında kapütilasyonlar sayesinde yabancıların ülkenin orasına burasına tren yolu, vapur hattı, elektrik santrali kurması arasında hiç bir fark yok.

    Aslında bir daha düşündüm de bir fark var. En azından bu tren yolları patlayıp koca bir alanı yaşanmaz hale getirmiyorlardı.

    TIP: Use Markdown to format text! Yardım? Min 5 and max 30000 characters allowed! ERROR: Comment should be at least 5 and max 30000 characters long!
    İşleniyor...
× Teşekkürler

...

Your Answer has been added successfully, thanks for participating! Now refreshing this page...

Tartışmaya katıldığınız için teşekkürler, cevabınız yayınlanmıştır.